|
funda (04.05.2009 00:46:54)
Hiç aceleyle birşeyler anlatmaya çalıştınız mı ?
Telaşla derdinizi anlatmaya cabalarken, dilinizin dolandığı, söyleyeceklerinizi unuttuğunuz oldumu ?
Düşüncelerimiz, net olduğunu zannetsek bile aksine son derece karmaşıktır ve bilinç altımız bize hiç beklemediğimiz durumlarda ilginç oyunlar oynayabilir. Anlatma eylemini hızlandırdığımızda düşüncelerimizde hızlanır ve onları toparlamak, dizgi haline getirmek ve güçlü ifadeler kurmak güçleşir.
Karşımızda bizi ilgiyle dinleyen biri olduğunda monolog imkanı buluruz. Söylediğimiz her cümleyi tartabilir, o an için gereksiz olan düşünceleri uzaklaştırabilir en doğru kelimeleri secebilir ve en doğru cümleleri kurabiliriz.
Aslında özel hayatımızda da iş hayatımız da da bizi dinleyen insanlarla birlikte olomayı tercih ederiz ve iyi bir dinleyici olduğumuz sürece iyi bir konuşmacı iyi bir tanıtımcı olabiliriz.
İyi bir dinleyici karşısındakine, önemli görüşleri bilgileri olduğu, onu duyduğunu ve ömemsediği izlenimini verir. İyi bir dinleyicinin en önemli yanlarından biride terapi özelliğidir.Tanıtımlarımız sırasında her gün onlarca gözlem yapıyoruz. Pek çok hasta muayneye geldiği doktora fiziksel sorunlarından çok kişisel proplemlerini anlatmaya çalışır, hastasıyla birebir ilgilenen eczanelerin daha çok hastası vardır, aslında bunun altında yatan neden hepimizin bildiği gibi insanların önemsendiğini hissetmeye duyduğu ihtiyaçtır. Gülmek ağlamak gibi anlatmak isteriz.
Bizim içinde dinlemek anlatmak kadar önemli.. Çalışma yaptığımız doktor veya eczacının önce bizi önemsemesi ve benimsemesi gerekir. Her ürün ihtiyaca göre belli bir miktar satılabilir ancak, rakamların artması ürünün kalitesi, kullanabilirliği yanısıra tanıtımcının kendini firmasını ve ürününü benimsetmesinden gecer.
Tanıtım deyince dinleyen değilde anlatan olunca aktif olduğumuzu düşünürüz, konuşmak tabiki çok önemli, doğru cümleler kurmak, güven veren kesin ifadeler kulanabilmek, karşıdakinin katılımını sağlayabilmek ancak unutmamamız gerekir ki...
DİNLEDİĞİMİZ KADAR DİNLENİRİZ....
|
|
|